Ana içeriğe atla

Kayıtlar

1984 - George Orwell / Kitap Yorumu

"Eski despotluklar, 'Şunu yapmayacaksın, bunu yapmayacaksın' diye buyuruyordu. Totaliterler, 'Şöyle yapacaksın, böyle yapacaksın' diye dayatıyorlardı. Biz ise, insanlara, 'Sen aslında şusun, aslında şöyle düşünüyorsun, şuna inanıyorsun' diye bastırıyoruz." 1984, zihinleri kontrol altında tutmaya dayalı işleyen bir devlet yönetimini anlatıyor. İnsanlar Parti'nin haberi olmadan nefes bile alamazlar. Evlerinde bile izleniyorlar.  İşin kötü yanı kimse bu yönetim şeklinin en iyisi mi yoksa en kötüsü mü olduğunu bilmiyor. Çünkü kimse geçmişle alakalı gerçek bilgilere ulaşamıyor. Benim için unutulmaz bir kitap oldu. Çok etkilendim. Tüm cümleleri o kadar güzeldi ki bütün kitabı alıntılamak istedim. Dilin ve tarihin bir millet için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha kavradım. Bir insan geçmişiyle var olabilir ve varlığını sürdürmek için en önemli aracı dildir. Kelime kapasitemiz azaldıkça kendimizi açıkça ifade edemeyiz. Ve kullanılan kelime ...

BAHAR GELMİŞ

Evet bahar gelmiş. Bahar aylarını seviyorum. Bahçelerde parklarda kitap okumayı da çok seviyorum. Bu hafta bahçede kitap okuma sezonunu açınca anladım, bahar gelmiş dedim. Her ne kadar bugün Bursa karanlık ve yağmurlu olsa da, birkaç gün baharın tadını çıkarmak bile iyi geldi bana. Son kitabını da okuyarak bitirmiş oldum bu seriyi. Etkisi geçmeden yorumlarımı yazacağım. Kitap yorumlarımı uzun olarak instagram sayfamda yazıyordum zaten, yine oradan devam ederim galiba, burada ise kitabın bende bıraktığı etkiyi paylaşmayı planlıyorum çünkü. Bir günlük gibi yazmak istiyorum yani bloğuma. Acaba bu seriyi benim gibi okuyanlar ve sevenler var mı? Bu arada yeni yeni alışmaya çalışıyorum blog alemine, çok yabancı olmama rağmen çok keyif alıyorum yazmaktan okumaktan. Yeni blog sayfaları bulup okumak çok heyecanlı. Çok güzel kitap blogları varmış, eminim daha keşfedemediğim bir sürü blog var, zamanla hepsine denk gelebilirim diye düşünüyorum. 02.05.2019

Kral Katili - Virginia Boecker / Kitap Yorumu

“Sanırım sen, benim ya en büyük zaferim ya da en büyük hatam olacaksın.  Zaman gösterecek.” Elizabeth Grey artık bir cadı avcısı değildir. Harrow'da, büyücüler ve cadıların arasında, gerçek kimliğini öğrendiği Blackwell'den saklanmaktadır. Artık mührünün olmaması onu daha da savunmasız kılmıştır. Elizabeth'in yeni hayatına alışması ve artık düşmanı olan eski tanıdıklarına karşı koyması gerekmektedir. Bu kitap beni çok yordu. Okurken o kadar sıkıldım ki sıkılmaktan yoruldum. İlk kitabını da çok sevmemiştim. Ama ikinci kitap daha kötüydü bana göre. Gereksiz uzatılmış yerler, Elizabeth ve John'un birbirine attığı anlamsız tripler...  Biraz da olsa heyecanlandığım ve büyük mücadelelerin olduğu olaylar en sonlardaydı. Zor zahmet sonuna gelip, sonunu kalan kısmına göre daha hızlı bitirdim.  Her seride olduğu gibi bu serinin de bir çok seven okuyucu grubu bir de sevmeyen okuyucu grubu var. Ben maalesef sevmeyen gruptan oldum. Sevmeme nedenimin kitabın konusunu çok ...

Cadı Avcısı - Virginia Boecker / Kitap Yorumu

"Büyüye bulaşıp da kendini alevlerin arasında veya dizlerinin üzerine çökmüş, başını bir kütüğe dayamış halde bulmayacağın bir dünya yoktu." 1500'lü yıllar İngiltere'sinde XIII. yazıtta yazan kanunlara bağlı olarak işini yapan cadı avcılarından biri de Elizabeth Grey'dir. Ailesi olmayan Elizabeth tüm hayatı boyunca cadı avcılığı yapmıştır. Ama bir gün cadılıkla suçlanır. Diğer cadılar gibi yakılmak için bekletilmek üzere hapishaneye atılır ve onu kurtarmaya gelen bir büyücüyle tüm hayatı değişir. En çok güvendiği kişilerin ortaya çıkan sırları ve doğru sandığı yalanlar üzerine Elizabeth'in çok zor tercihler yapması gerekecektir. Cadı Avcısı'nı ikinciye okuyuşumdu bu. Çok sevdiğimden değil, aksine sevemeyip yarım bıraktığım için. Son 150 sayfasını çok sıkıldığım için okumamıştım. Ama kitabın en heyecanlı kısımları oradaymış meğer. Her yerde Cadı Avcısı'nı görmeye başladığım için yeniden okumaya karar verdim. Okurken yine sıkıldım ve çoğ...

Kalpsiz - Marissa Meyer / Kitap Yorumu

"Sırf seni korkutuyor diye bir şeye inanmamak çok tehlikeli." Kalpsiz, ah Kalpsiz. Bana neler yaşattın. Bu kadar çok duyguyu bir arada yaşadığım sayılı kitaplardan. Başladığımda bitirmeden bırakmak istemedim. Çok sürükledi beni.   Kitapta Catherine adındaki baş karakterimiz Kupalar Diyarı'nda bir leydi. Ama leydilere hiç uymayan bir hobisi var: tatlı yapmak! Arkadaşı Mary Ann'le bir pastane açmak en büyük hayali. Ama bunu gerçekleştiremiyor çünkü annesi, böyle şeylerle vakit kaybetmek yerine, zaten kendisinden etkilenen ve evlilik teklifi eden kralın teklifini kabul etmesi gerektiğini söylüyor. Ama Cath kralı sevmiyor. Gerçek aşkı tatmak istiyor. Ve aşkın kapısını çalması çok uzun sürmüyor. Yeni saray soytarısı Jest ile aşkın kollarına kendini bırakıyor. Catherine'in kralın teklifini reddetmesi, Jest'le beraber olması ve pastane açması gerekmektedir. Başarabilirse. Bu kitap hakkında o kadar fazla konuşabilirim ki! Kitaptaki her karakter ve olay iç...

Merhaba;

Merhaba, Uzun zamandır planladığım bir şeydi; blog yazmak. Şimdi bloğumu açmış ve bu merhaba yazısını yazıyor olmak mutlu ediyor beni. Ben Ceyda, Kendimi bildim bileli çevremde kitap okuyan insanlar gördüm. Annem babam..Anneannem dedem teyzelerim. Çocukken Anneannemin evinde geçiyordu çoğu zamanım, (gerçi hala öyle) çok kalabalık bir ev ve çok fazla teyzem var. Televizyon olmayan o evde herkes eline kitabını alır bir köşeye çekilerek okurdu. Okuma yazma öğrenmeden gördüğüm manzara da sürekli buydu. Ben de onları gördükçe bir an önce okumayı öğrenmek istiyordum. O kitaplıklardaki kitaplardan birini alarak onların arasına katılıp okuyabilmek için sabırsızlanıyordum. Zaten kısa süre içinde de okumayı çözdüm. Arkadaşlarım hece kitaplarını okurken ben ilk kitabım olan Gülten Dayıoğlu / Sunanın Serçeleri kitabını okuyordum. Çünkü benim okumaya ilk hangi kitapla başlayacağım, sonrasında hangi kitabı okuyacağım, hatta yaş gruplarıma kadar tek tek hangi kitapları okuyacağım hep b...